
|
Okan İnanç'ın Yazıları
Ben; ilk müracaat edenlerden olmak üzere "Fahri Trafik Müfettişi" yim. İlk 50 adetlik tutanak koçanını büyük bir özveri ile çalışarak tanzim ettim. 20.07.1998 tarihinde Trafik Müdürlüğü ne gönderip, cevabını alamadığım bir yazımdan sonra da artık bu konu ile ilgili hiç bir umudum kalmadı. Bence; Trafiğin cinayete dönüşmesinde kısa vadede sadece denetim çözümdür. Ancak bugünkü gibi yetersiz, isteksiz, tam anlamıyla baştan savma denetim değil. Para cezaları çözüm değil. Altında 40 milyarlık araç olan birini para cezası ile denetlemek mümkün mü? Ancak; araç alıkoyma, zorunlu kursa gönderme, geçici ruhsata el koyma gibi zaman kaybettirici yasal cezalar çok daha caydırıcı olacaktır. İstanbul da, sıkı yönetimli günlerden bir uygulama hatırlıyorum. Kurslardan geçirilmiş inzibat erlerinden onlarcası İstanbul'a dağıtılarak trafik düzenlemesi ile görevlendirilmişti. Görevli; hata yapan sürücülerin ehliyetlerini topluyor, birikince en yakın trafik ekibine vererek ceza makbuzu kesilmesini temin ediyordu. Buradaki asıl ceza para cezası değil, ceza kesilmesini beklemedeki zaman kaybı idi. Bunlar gibi tedbirlerle istenirse yaygın denetim sağlanabilir diyorum. Ama istenirse. Ben artık Fahri Trafik Müfettişi olarak, neticeye ulaşılıp ulaşılmadığını bilemediğimden artık tutanak düzenlemiyorum. Benim gibi başkaları da varsa ve eğer siz de uygun görürseniz bundan sonra tespitlerimizi size gönderelim. Ne dersiniz ? Saygılarımla.
|